Allâme Tabâtabâî ile Geçen 25 Yıl
Keyhan gazetesinin Merhum Üstad Seyyid Hâdî Hüsrevşâhî ile gerçekleştirdiği “Allâme Tabâtabâî’nin Huzurunda Geçen 25 Yılın Hatıraları” konulu röportaj
Merhum Allâme Tabâtabâî, hiç şüphesiz çağdaş dönemde İslam dünyasının en seçkin ve önde gelen dinî şahsiyetlerinden biridir. O, ilmî ve amelî hayatın farklı boyutlarını kendi şahsında bir araya getirmişti. Çağının büyük âlimi, Kur’an müfessiri, filozofu ve ârifi olan bu büyük şahsiyetin vefatının üzerinden yirmi beş yıl geçti. Bu uzun süre boyunca hakkında çok sayıda kitap ve yazı kaleme alındı; eserleri ve şahsiyeti üzerine farklı görüşler dile getirildi. Bununla birlikte, onun ilmî ve irfanî kişiliğinin pek çok yönü hâlâ yeterince tanınmamakta ve İslam toplumu, geride bıraktığı marifet mirasının derinliğini henüz tam anlamıyla kavramış bulunmamaktadır.
Bu eşsiz bilgenin vefatından çeyrek asır sonra, Allâme Tabâtabâî ile yirmi beş yıllık köklü bir münasebeti bulunan eski öğrencilerinden biriyle görüşme fırsatı bulduk. Onun hatıralarından ve değerlendirmelerinden yararlanarak bu Rabbânî âlimin az bilinen yönlerini ortaya çıkarmak ve okuyucularımıza tanıtmak istedik.
Kültür ve siyaset hayatında tanınmış düşünür, mücadele insanı ve fikir adamlarından biri olan; uzun yıllar İran’ın Vatikan ve Mısır’daki büyükelçiliğini yapmış ve röportajın gerçekleştirildiği dönemde İslami Araştırmalar Merkezi’nin yöneticiliğini yürütmekte olan Üstad Seyyid Hâdî Hüsrevşâhî, yoğun çalışmalarına rağmen davetimizi içtenlikle kabul etti ve bütün sorularımızı tevazu ve samimiyetle cevaplandırdı. Allâme Tabâtabâî’nin önde gelen öğrencilerinden Hüsrevşâhî, yirmi beş yıl boyunca onun derslerine ve ilmî sohbetlerine katılmıştır. Bu sebeple Allâme hakkında anlatacağı pek çok hatıra ve bugüne kadar dile getirilmemiş bilgiye sahip olduğu açıktır. Allâme’nin vefatının yirmi beşinci yıl dönümüne rastlayan 15 Kasım 2006, bu değerli öğrencisiyle konuşmamız için güzel bir vesile oldu.
Soru: Sohbete merhum Âyetullah Seyyid Muhammed Hüseyin Tabâtabâî’nin doğum tarihi ve öğrenim hayatıyla başlasak iyi olur.
Cevap: Üstad Allâme Seyyid Muhammed Hüseyin Tabâtabâî, 1904 yılında, Tebriz yakınlarındaki Şadâbâd bölgesinde, Tabâtabâî seyyidleri ailesinde dünyaya geldi. Çocukluk ve gençlik yıllarını bu şehirde, muhterem babası Seyyid Muhammed Kâzî Tabâtabâî’nin himayesinde geçirdi. Kardeşi Seyyid Muhammed Hasan İlâhî Tabâtabâî ile birlikte dönemin yaygın ilimlerini tahsil etti. Küçük yaşta anne ve babasını kaybettikten sonra, öğrenimine devam etmek üzere kardeşiyle birlikte Necef-i Eşref’e gitti. Uzun yıllar bu ilim havzasında dönemin ünlü hocalarından fıkıh usulü, felsefe, tefsir, aklî ilimler, nazarî ve amelî irfan gibi İslami ilim ve marifetleri öğrendi; yüksek ilmî ve manevi makamlara ulaştı.
Soru: Allâme’nin hayatından kısaca söz ettiniz. Öğrenim basamaklarını ve hayatını biraz daha ayrıntılı anlatabilir misiniz?
Cevap: Daha önce de belirttiğim gibi Allâme Tabâtabâî, dinî eğitimde başlangıç ve orta düzey aşamaları tamamladıktan sonra 1925 yılında kardeşi, merhum âlim Allâme Seyyid Hasan İlâhî Tabâtabâî ile Necef-i Eşref’e gitti. On yıl, belki daha uzun bir süre Necef havzasında Seyyid Ebü’l-Hasan İsfahânî ve Mîrzâ Nâînî gibi hocalardan fıkıh ve usulün haric derslerini okudu. Merhum Seyyid Hüseyin Bâdkûbeî’nin aklî ilimler derslerine katıldı; matematiği Seyyid Ebü’l-Kâsım Hânsârî’den öğrendi. Amelî irfanda ise meşhur ârif Âyetullah Seyyid Ali Kâzî Tabâtabâî’den yararlandı. Merhum Allâme şöyle derdi: “Bu alanda neye sahipsek merhum Kâzî’den almışızdır.”