Maneviyat

Ayetullah Hamaneî’nin Dilinden Allâme Tabâtabâî

13 November 2025 17 dk okuma 4 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 3 / 4

Ancak Tabâtabâî’nin iki önemli özelliği her şeyden çok ön plana çıkmakta ve benim de dikkatimi celp etmektedir. Onlardan biri, yabancı fikir ve akımların istilasının tam ortasında, kelimenin tam anlamıyla işgalin ortasında gerçekleştirdiği eşsiz düşünce cihadı belki de en önemli özelliklerindendi. Aslında bunu o zamanda yaşamayan kimse tam olarak idrak edemez. O günlerde ülkenin gençleri ve düşünce yapısı farklı bir hal almıştı. Kelimenin tam manasıyla beyinler yabancı fikirlerin istilası altındaydı. Hem dışarıdan gelen Marksizm düşünce, hem de şüphe ve kuşku alıp başını gitmişti. Bunlar bir ideolojiyi haklı çıkarmak için ortaya atılan basit şüpheler de değildi. Şüphe yaratıyorlardı. Bunun en bariz örneği Şehit Ayetullah Mutahharî olmuş ve o dönemde tüm bu şüphelere karşı göğüs germişti. O günlerde birçok kitabı da bu şüpheleri ortadan kaldırmak için kaleme alınmıştı.

Bu kargaşanın içinde Merhum Tabâtabâî bu düşüncelere savaş açabilecek güçlü bir düşünce ekibi oluşturdu. Yani onun düşüncesiyle tanışanlar Marksizm’e karşı direnmiyor Marksizm’e ve benzer düşüncelere karşı atağa geçen savaşçı bir düşünceye sahip oluyordu. Örneğini de Murtaza Mutahharî’nin kitaplarında görebilirsiniz. Bu düşünce ekibini rahmetli Allâme’nin kendisi kurdu. Hem felsefî ilkelerle hem de yaptığı tefsirlerle bunu başardı.

Tefsiri, siyasî ve içtimaî alanda bilgi açısından tam bir okyanustu. Tefsiri, ilâhî maarifin yanı sıra düşünce ve hikmet yönüyle de mükemmel bir tefsirdi. Bu alanda böylesi bir kitabın eşi benzeri yoktur. el-Mizân kitabı siyasî ve içtimaî konularla dolu ve o dönemlerde bu tarz konular gündeme dahi gelmiyordu. İnsanlar bugün bu konulara baktıklarında da bunların günümüzün sorunları olduğunu rahatlıkla görebiliyor. İşte tüm bunlar insanların hizmetine sunuldu.

Tüm bu girişken düşünce kuruluşunu Merhum Tabâtabâî ortaya koydu. Bence bu sistemi biz Allâme’den öğrenmeliyiz; basit savunmadan ziyade girişken ve boşlukları dolduran bir düşünce merkezi oluşturmak. Bu özellik benim için çok ilgi çekici bir hususiyet olmuştur.

Bana göre onu öne çıkaran ikinci önemli özelliği ise, düşünce ve fikirlerinde ulaştığı tevhit öğretilerine ve arşa yükselen kavramlara yalnızca ruhu ve kalbiyle değil bildiklerine de amel etmiş olmasıdır. Merhum Tabâtabâî kelimenin tam anlamıyla şu ayet-i kerimenin tezahürüdür: “…Tüm güzel sözler O’na yükselir ve iyi işler de onu yüceltir…”[6] Buradaki “güzel sözler” cümlesi onun vücudundan gerçekten tahakkuk buluyordu.

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar