Bu derste, İslam’ın temel inanç esasları olan Tevhid, Adalet, Nübüvvet, İmamet ve Mead kavramları ile nübüvvet makamının temel özellikleri, görevleri ve yetkileri ele alınmaktadır. Abbas Akyüz hocamız; imamet konusunun daha doğru anlaşılabilmesi için öncelikle peygamberlik makamının mahiyetini açıklamakta; peygamberlerin ilahî tayinle belirlenmesi, vahiy alması, ilahî mesajı açıklaması, topluma rehberlik etmesi ve Allah tarafından verilen özel bir ilme sahip olması gibi temel özellikleri incelemektedir.
1- Usul-i Din ve İmametin İnanç Esasları İçindeki Yeri
Usul-i Din: Şiî-Ehl-i Beyt ekolünde dinin temel inanç esasları beş başlık altında ele alınmaktadır: Tevhid, Adalet, Nübüvvet, İmamet ve Mead. Bu esaslar, insanın Allah, peygamberlik, ilahî rehberlik ve ahiret hakkındaki temel dünya görüşünü meydana getirir.
Tevhid: Allah’ın bir ve benzersiz olduğuna, zatında, sıfatlarında ve fiillerinde hiçbir ortağının bulunmadığına iman etmektir. Diğer bütün inanç esasları tevhid inancıyla doğrudan ilişkilidir.
Adalet: Allah’ın hiçbir varlığa zulmetmediğini, bütün fiillerinin hikmet ve adalet üzere olduğunu kabul etmektir. Şiî kelam geleneğinde ilahî adalet, üzerinde özellikle durulan temel inanç esaslarından biridir.
Nübüvvet: Allah’ın insanları hidayete ulaştırmak amacıyla peygamberler göndermesine ve Hz. Muhammed’in (s.a.a.) son peygamber olduğuna iman etmektir.
İmamet: Şiî inancına göre Hz. Peygamber’den (s.a.a.) sonra dinin korunması, açıklanması ve ümmetin ilahî rehberliğinin devamı için Allah tarafından imamların tayin edildiğini kabul etmektir.
Mead: İnsanın ölümle tamamen yok olmadığına, kıyamet günü yeniden diriltileceğine, dünyadaki inanç ve amellerinin hesabını vereceğine ve ebedî hayatın gerçekleşeceğine iman etmektir.
2- Nübüvveti Anlamadan İmameti Anlamak
Nübüvvet ve İmamet Arasındaki İlişki: İmametin mahiyetini doğru biçimde anlayabilmek için öncelikle nübüvvet makamının ne anlama geldiğinin bilinmesi gerekir. Çünkü Şiî düşüncede imamet, yalnızca Hz. Peygamber’den (s.a.a.) sonra siyasi yönetimin kime bırakılacağı meselesi değildir. İmamet; dinin açıklanması, korunması ve ilahî hidayetin devamı gibi temel meselelerle doğrudan ilişkilidir.
Bu nedenle peygamberin hangi yetkilere sahip olduğu, kim tarafından belirlendiği, bilgisinin kaynağı, insanlara yönelik rehberliğinin kapsamı ve ilahî mesajı açıklamadaki konumu anlaşıldığında, imamet makamının Şiî düşüncedeki yeri de daha açık hâle gelmektedir.
3- Peygamberin Zahirî ve Manevi Makamı
Zahirî Önderlik: Peygamber yalnızca bireysel ibadetleri öğreten bir din adamı değildir. İlahi mesajın gerektirdiği ölçüde toplumun ahlaki, sosyal ve hukuki düzenine rehberlik eden bir önderdir. Hz. Peygamber’in (s.a.a.) Medine dönemindeki uygulamaları, nübüvvetin toplumsal boyutunun açık örneklerini oluşturmaktadır.
Manevi Makam: Peygamberler aynı zamanda Allah tarafından seçilmiş ve manevi açıdan özel bir konuma sahip insanlardır. Nübüvvet, yalnızca yerine getirilen toplumsal bir görev değil, ilahî seçimle kazanılan manevi bir makamdır.
4- Peygamberin İlahi Tayinle Belirlenmesi
Peygamberi Allah Seçer: Nübüvvet makamı seçim, şûra, toplumsal çoğunluk veya insanların onayıyla elde edilemez. Kimin peygamber olacağını belirleme yetkisi yalnızca Allah’a aittir. Çünkü peygamber, Allah’ın mesajını insanlara ulaştıracak kişidir ve bu görevi kimin taşıyabileceğini en iyi bilen Allah’tır.
Peygamberlik bu yönüyle kazanılan bir meslek veya siyasi makamdan ayrılır. İnsan kendi çabasıyla âlim, fakih veya yönetici olabilir; ancak çalışarak peygamberlik makamına ulaşamaz.
5- Vahiy Alma ve İlahi Mesajı İnsanlara Ulaştırma
Vahiy: Peygamberin en temel özelliklerinden biri, Allah’tan vahiy almasıdır. Vahiy, sıradan insanların elde ettiği bilgi türlerinden farklı olarak Allah’ın peygamberine bildirdiği özel ilahî bilgidir. Peygamber, aldığı bu mesajı eksiltmeden ve değiştirmeden insanlara ulaştırmakla görevlidir.
Tebliğ Sorumluluğu: Peygamberin görevi vahyi almakla sona ermez. İlahi mesajı insanlara ulaştırmak, onları Allah’a kulluğa çağırmak, yanlış inanç ve davranışlardan sakındırmak ve hakikati açık biçimde ortaya koymak da nübüvvet görevinin temel unsurları arasındadır.
6- Vahyi Açıklama ve Tefsir Etme Yetkisi
Peygamber İlahi Mesajın Açıklayıcısıdır: Hz. Peygamber (s.a.a.) yalnızca Kur’an ayetlerini insanlara okuyup aktaran bir elçi değildir. Aynı zamanda vahyin ne anlama geldiğini açıklamak, hükümlerini öğretmek ve uygulanış biçimini göstermekle görevlidir.
Bu sebeple Hz. Peygamber’in (s.a.a.) sahih sünneti, Kur’an’ın anlaşılmasında temel başvuru kaynaklarından biridir. Namazın nasıl kılınacağı, haccın nasıl yerine getirileceği ve birçok dinî hükmün uygulama biçimi nebevî açıklamalar ve uygulamalar sayesinde öğrenilmektedir.
Nebevî Açıklamanın Hüccet Oluşu: Hz. Peygamber’in (s.a.a.) din adına yaptığı sahih açıklamalar sıradan kişisel yorumlar gibi değerlendirilmez. Onun peygamberlik görevi çerçevesindeki açıklama ve uygulamaları müminler açısından dinî delil ve bağlayıcı rehberlik niteliği taşır.
7- Peygamberin Kapsayıcı Rehberliği
Din ve Dünya Birlikteliği: Peygamberin rehberliği yalnızca ibadetler ve ölümden sonraki hayatla sınırlı değildir. Aile, ahlak, adalet, hukuk, ekonomi ve toplumsal ilişkiler gibi insan hayatının farklı alanlarına yönelik temel ilkeleri de kapsamaktadır.
Bu anlayışa göre din, insanın yalnızca Allah ile bireysel ilişkisini düzenleyen bir sistem değildir. Aynı zamanda insanın kendisiyle, ailesiyle, diğer insanlarla ve toplumla ilişkisine yön veren kapsamlı bir hidayet programıdır.
8- Peygamberin Hidayet Görevi
Yalnızca Mesajı Aktarmak Değil: Peygamberlerin görevi ilahî mesajı insanlara ulaştırıp kenara çekilmekten ibaret değildir. İnsanların hakikati tanımaları, yanlış inançlardan kurtulmaları, ahlaklarını güzelleştirmeleri ve Allah’a yönelmeleri için sürekli çaba gösterirler.
Bununla birlikte peygamberin hidayet görevi insanın iradesini ortadan kaldırmaz. Peygamber hakikati gösterir, açıklar, eğitir ve insanları ona davet eder; kabul veya reddetme konusunda insan kendi iradesi ve tercihiyle sorumludur.
9- Peygamberin İlahi İlmi ve İsmet Sıfatı
İlahi Bilgi: Peygamberlerin dinî rehberlikle ilgili bilgileri yalnızca eğitim, tecrübe ve kişisel araştırmayla elde edilen kesbî bilgilerden ibaret değildir. Allah, peygamberlerine görevlerini yerine getirmeleri için gerekli bilgileri vahiy ve ilahî öğretim yoluyla bildirir.
İsmet: Peygamberin insanlara Allah adına güvenilir biçimde rehberlik edebilmesi için vahyi alma, koruma, açıklama ve tebliğ etme konusunda hata ve günahtan korunmuş olması gerekir. Şiî kelamında bu özellik “ismet” kavramıyla ifade edilmektedir.
İsmet, peygamberin iradesinin ortadan kalkması anlamına gelmez. Aksine sahip olduğu marifet, ilahî destek ve manevi kemal sayesinde bilinçli olarak günah ve yanlışlıktan uzak durmasını ifade eder.
10- Nübüvvetten İmamete Geçiş
Temel Soru: Peygamberin Allah tarafından seçilmesi, ilahî bilgiye sahip olması, dini açıklaması, insanlara rehberlik etmesi ve dinî konulardaki açıklamalarının hüccet kabul edilmesi, Hz. Peygamber’den (s.a.a.) sonraki dönem açısından önemli bir soruyu gündeme getirmektedir: Peygamberlik sona erdikten sonra dinin sahih açıklaması ve ümmetin ilahî rehberliği hangi otorite aracılığıyla devam edecektir?
Şiî imamet anlayışının temelinde bu soru bulunmaktadır. İmamet, yalnızca siyasi iktidarın devri olarak değil; Hz. Peygamber’in (s.a.a.) getirdiği dinin korunması, açıklanması ve insanlara doğru biçimde aktarılması açısından ele alınmaktadır. Bu nedenle nübüvvet makamının özelliklerini doğru anlamak, imametin mahiyetini kavramanın da temelini oluşturmaktadır.