Bu derste, nübüvvet ve imamet makamlarının ortak ve farklı özellikleri, bu makamlar arasındaki üstünlük meselesi ve Bakara Suresi'nin 124. ayeti ışığında imametin ilahi bir makam oluşu ele alınmaktadır. Özellikle imamın Allah tarafından atanması ve masumiyet şartı üzerinde durulmaktadır.
Abbas Akyüz hocamız; peygamberlik ve imamet arasındaki ilişkiyi açıklayarak imametin ilahi rehberliğin devamındaki rolünü incelemektedir. Hz. İbrahim'in (a.s.) imamet makamına atanmasını konu alan ayetten hareketle ilahi tayin ve masumiyetin imametin temel şartları olduğunu ortaya koymaktadır.
1- Nübüvvet ve İmametin Ortak ve Ayrı Özellikleri
Nübüvvet ve imamet, insanların hidayeti ve ilahi dinin korunması bakımından ortak sorumluluklara sahip iki önemli makamdır. Bununla birlikte her iki makamın kendine özgü özellikleri bulunmaktadır.
Nübüvvete Özgü Özellik: Peygamberlik makamının temel ayırt edici özelliği, Allah'tan vahiy almaktır. Peygamber, ilahi mesajı insanlara ulaştırır ve dinin hükümlerini tebliğ eder.
İmamete Özgü Özellik: İmamet, ilahi hükümlerin korunması, doğru uygulanması ve peygamberliğin hedeflerinin gerçekleştirilmesi sorumluluğunu üstlenir. İmam, yeni bir vahiy veya şeriat getirmeden insanlara rehberlik eder.
Ortak Özellikler: Şia akaidine göre ilahi tayin, dinî hükümleri doğru açıklama, insanları hidayete yönlendirme, dini tahriften koruma, ilahi ilim ve masumiyet her iki makamın ortak özelliklerindendir.
Hz. Peygamber (s.a.a.), hem nübüvvet hem de imamet makamına sahip olarak ilahi mesajı insanlara ulaştırmış ve bu mesajın toplum hayatında uygulanmasına önderlik etmiştir.
2- Nübüvvet ve İmametin Üstünlük Meselesi
Nübüvvet ve imamet arasındaki önemli konulardan biri, bu iki makamın konumu ve üstünlüğüdür.
Nübüvvet, ilahi hükümlerin vahiy yoluyla alınmasını ve insanlara tebliğ edilmesini sağlarken imamet, bu hükümlerin korunmasını, uygulanmasını ve ilahi hedeflerin gerçekleştirilmesini üstlenir.
Şia akaidinde imamet, peygamberliğin hedeflerini hayata geçirme ve insanları ilahi kemale ulaştırma bakımından daha ileri bir makam olarak değerlendirilmektedir.
Bu anlayışın temel delillerinden biri, Hz. İbrahim'in (a.s.) çeşitli ilahi imtihanlardan sonra imamet makamına atanmasıdır. Böylece imametin, nübüvvetten ayrı ve kendine özgü bir ilahi makam olduğu ortaya konulmaktadır.
3- İmamet İlahi Bir Makamdır
İmametin ilahi tayinle gerçekleştiğini gösteren temel delillerden biri, Bakara Suresi'nin 124. ayetidir. Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
“Hani Rabbi, İbrahim'i birtakım sözlerle sınamış, o da onları eksiksiz yerine getirmişti. Allah, 'Ben seni insanlara imam kılacağım' buyurdu. İbrahim, 'Soyumdan da mı?' dedi. Allah, 'Benim ahdim zalimlere erişmez' buyurdu.” (Bakara, 124)
İlahi Tayin: Ayette geçen “Ben seni insanlara imam kılacağım” ifadesi, imamet makamının doğrudan Allah tarafından verildiğini göstermektedir.
Hz. İbrahim (a.s.), çeşitli imtihanları başarıyla tamamladıktan sonra Allah tarafından imamet makamına atanmıştır. Bu durum, imametin yalnızca toplumsal veya siyasi bir yöneticilik olmadığını, ilahi bir sorumluluk taşıdığını ortaya koymaktadır.
Şia inancına göre imamın belirlenmesi insanların tercihine bırakılamaz. Çünkü imamet, ilahi bilgi ve masumiyet gerektiren bir makamdır.
4- İmamette Masumiyet Şartı
Bakara Suresi'nin 124. ayetinde geçen “Benim ahdim zalimlere erişmez” ifadesi, Şia akaidinde imamın masumiyetine ilişkin temel delillerden biri olarak değerlendirilmektedir.
İmamet İlahi Bir Ahittir: Allah'ın imameti kendi ahdi olarak nitelendirmesi, bu makamın özel bir ilahi sorumluluk olduğunu göstermektedir. Ayette bu ahdin zalimlere verilmeyeceği açıkça belirtilmektedir.
Zulmün Kapsamı: Kur'an'da zulüm yalnızca başkalarının haklarını çiğnemek anlamında kullanılmaz. Şirk, günah ve insanın kendi nefsine karşı işlediği yanlışlar da zulüm kapsamında değerlendirilmektedir.
Masumiyetin Gerekliliği: Şia âlimleri, ayetteki ilahi ahdin zalimlere erişmeyeceği hükmünden hareketle imamın hayatı boyunca şirkten, günahtan ve her türlü zulümden korunmuş olması gerektiği sonucuna ulaşmaktadır.
Bu anlayışa göre imam, dinin doğru anlaşılması ve uygulanmasında insanlara güvenilir bir rehber olabilmek için masumiyet özelliğine sahip olmalıdır.
Dolayısıyla ilahi tayin ve masumiyet, Şia akaidinde imamet makamının birbirini tamamlayan iki temel şartıdır.
Genel Değerlendirme
Nübüvvet ve imamet, ilahi hidayetin gerçekleşmesi bakımından ortak sorumluluklara sahip olmakla birlikte farklı özellikler taşıyan iki makamdır. Nübüvvetin ayırt edici özelliği vahiy almak, imametin temel görevi ise ilahi öğretileri korumak ve peygamberliğin hedeflerini gerçekleştirmektir.
Bakara Suresi'nin 124. ayeti, Şia akaidinde imametin ilahi bir makam olduğunun ve imamın masumiyet taşıması gerektiğinin temel delillerinden biri olarak kabul edilmektedir.
İmamet, peygamberlik misyonunun vahiy dışındaki sorumluluklarını sürdüren ilahi bir rehberlik makamıdır. Bu makam, insanların seçimine değil, Allah'ın tayinine dayanır ve masumiyeti gerektirir.