Bu derste, insanın gerçek değerini belirleyen takva bilinci, nefis muhasebesi, öz eleştiri ve başkalarının uyarılarından yararlanmanın önemi ele alınmaktadır. Ayrıca insanın manevi olgunluğa ulaşabilmesi için kendi kusurlarını tanıması ve ahlakını geliştirmesi gerektiği açıklanmaktadır.
Abbas Akyüz hocamız; insanın üstünlüğünün maddi imkânlarla değil, takva ve manevi gelişimle ölçüldüğünü vurgulamaktadır. İnsanın kendi nefsini sorgulamasının, kusurlarını kabul etmesinin ve samimi dostlarının eleştirilerinden yararlanmasının ahlaki gelişimdeki önemini ortaya koymaktadır.
1- İnsanın Üstünlük Ölçüsü: Takva
İslam'a göre insanın gerçek değeri mal, makam, güç veya şöhretle değil, takva ve manevi olgunlukla ölçülmektedir. Kur'an-ı Kerim'de, “Şüphesiz Allah katında en değerliniz, takvaca en üstün olanınızdır.” (Hucurât, 13) buyrularak insanın üstünlük ölçüsü açıklanmaktadır.
Takva ve Ruh İlişkisi: Takva, yalnızca dış davranışlarla sınırlı olmayıp insanın ruhu ve manevi dünyasıyla doğrudan ilgilidir. Allah Teâlâ, insana takvaya yönelme potansiyeli vermiştir. İnsan, bu potansiyeli ilim, ibadet ve güzel ahlakla geliştirerek manevi olgunluğa ulaşmalıdır.
Bu durum, toprağa ekilen bir tohumun zamanla büyüyerek meyve veren bir ağaca dönüşmesine benzetilebilir. İnsanın yaratılışında bulunan manevi yetenekler de doğru eğitim ve çabayla gelişmektedir.
İnsanın Manevi Değeri: İnsan, akıl ve iradesini kullanarak yüksek ahlaki derecelere ulaşabileceği gibi, nefsinin isteklerine teslim olduğunda manevi değerini de kaybedebilir.
Takva ve ahlaki sorumluluktan uzaklaşan insan, sahip olduğu akıl ve gücü kötülük için kullanarak diğer canlılardan daha yıkıcı bir konuma düşebilir.
İnsanın gerçek üstünlüğü, sahip olduğu maddi imkânlarda değil, ruhunu takva ve güzel ahlakla olgunlaştırmasındadır.
2- Kendini Sorgulama ve Öz Eleştiri
Manevi gelişimin temel şartlarından biri, insanın kendi davranışlarını sorgulaması ve hatalarıyla yüzleşmesidir. İnsan, başkalarının kusurlarını araştırmadan önce kendi eksikliklerini görmeye çalışmalıdır.
Vicdan Mahkemesi: İnsan, kendisini zaman zaman bir sanık sandalyesinde düşünerek vicdanının karşısında hesaba çekmelidir. “Ben ne kadar doğru ve adaletli davranıyorum?”, “Niyetlerimde ne kadar samimiyim?” ve “Davranışlarım Allah'ın rızasına uygun mu?” gibi sorularla kendisini değerlendirmelidir.
Nefse Karşı Eleştirel Yaklaşım: İnsan, kendi davranışlarını değerlendirirken nefsini sürekli haklı çıkarmaya çalışmamalıdır. Özellikle ihlas, gösteriş, kibir ve niyet gibi konularda kendisini sorgulamalı, nefsinin aldatıcı yönlerine karşı dikkatli olmalıdır.
Bu nedenle insanın kendi nefsine karşı aşırı iyimser davranmak yerine, hatalarını ortaya çıkaracak bilinçli bir öz eleştiri geliştirmesi gerekmektedir.
Öz Eleştirinin Faydası: Kendi kusurlarını görebilen insan, başkalarının eleştirilerinden daha az rahatsız olur. Çünkü eleştiriyi kişiliğine yönelik bir saldırı olarak değil, eksikliklerini gidermek için bir fırsat olarak değerlendirir.
Gerçek manevi olgunluk, insanın kendisini sürekli haklı görmesinde değil, hatalarını kabul ederek onları düzeltmeye çalışmasındadır.
3- Kusurları Hediye Görmek ve Dost Tavsiyesi
İnsanın ahlaki gelişiminde samimi dostların uyarıları önemli bir yere sahiptir. Gerçek dostluk, yalnızca güzel sözler söylemek değil, gerektiğinde kişinin hatalarını uygun bir dille hatırlatabilmektir.
İmam Cafer Sadık'ın (a.s.) Öğüdü: İmam Cafer Sadık (a.s.) şöyle buyurmuştur:
“Kardeşlerimin bana en sevimli olanı, kusurlarımı bana hediye edendir.”
Bu hadis, insanın kendi eksikliklerini görmesine yardımcı olan samimi uyarıların manevi bir hediye olduğunu göstermektedir.
Eleştiriden Yararlanmak: İnsan, kendisine yöneltilen yapıcı eleştirileri hemen reddetmek veya savunmaya geçmek yerine, bunların doğruluk payını araştırmalıdır. Çünkü başkalarının fark ettiği bazı kusurlar, kişinin kendi gözünden kaçabilir.
Manevi Hastalıkların Tedavisi: İnsan, bedensel bir rahatsızlık yaşadığında doktora başvurduğu gibi, kibir, haset, yalan ve gösteriş gibi manevi hastalıklarını da tedavi etmeye çalışmalıdır.
Bu süreçte samimi dostların tavsiyeleri, ahlak âlimlerinin öğütleri ve Ehlibeyt'in (a.s.) öğretileri önemli birer rehberdir.
Kusurlarını kendisine hatırlatan insanları düşman değil, manevi gelişimine katkıda bulunan gerçek dostlar olarak görmek, ahlaki olgunluğun önemli göstergelerindendir.
Genel Değerlendirme
İnsanın gerçek değeri, sahip olduğu maddi imkânlarla değil, takvası ve manevi olgunluğuyla belirlenmektedir. Bu olgunluğa ulaşmak ise insanın kendi nefsini tanımasını, davranışlarını sorgulamasını ve kusurlarını düzeltmek için çaba göstermesini gerektirmektedir.
Öz eleştiri, insanın manevi gelişimini sağlayan en önemli ahlaki alışkanlıklardan biridir. Kendi hatalarını görebilen kişi, başkalarının yapıcı eleştirilerinden de yararlanarak kendisini geliştirebilir.
Gerçek ahlaki olgunluk; takva bilincini geliştirmek, nefsi sürekli hesaba çekmek, kusurları kabul etmek ve samimi uyarıları manevi gelişim için değerli birer fırsata dönüştürmektir.